Futbol

Röveşata, falso vuruş, knuckleball: futboldaki en göz alıcı şutların tarihini anlatıyoruz.

Futbolcuların imkânsızı denemeye karar verdiği anlar, taraftarlarda gerçek bir hayranlık uyandırır. Bu derlemede, futbol tarihinin en etkileyici 5 tekniğini bulacaksınız; bu teknikler spor tahminlerini daha da ilgi çekici hale getiriyor.

Çilena, diğer adıyla bisiklet vuruşu

20. yüzyılın başında Güney Amerika’ya gelen Bask göçmenlerinin oğlu Ramón Unzaga, bu derlemedeki en ünlü vuruşun mucidi olarak kabul edilir. Ancak Unzaga bu vuruşu rakip kaleye saldırmak için değil, yalnızca kendi kalesini savunmak için kullanıyordu. Şili’de yaşadığı için bu vuruş “çilena” adını aldı.

Yine de bu vuruş gerçek ününe yaklaşık yirmi yıl sonra, Brezilyalı forvet Leonidas sayesinde kavuştu. Bu tekniği rakip kaleye şut çekmek için aktif şekilde ilk kullanan oydu. Özellikle 1938 Dünya Kupası’nda bu vuruşla dikkat çekmiş ve turnuvanın gol kralı olmuştur.

Falsolu vuruş, diğer adıyla “kuru yaprak”

Bu tekniğin öncüsü olarak, 1950’li yıllarda topa son anda aniden aşağı düşecek şekilde dönüş kazandırmayı başaran büyük Brezilyalı Didi kabul edilir. Bu vuruş, kaleciyi yanıltarak topun yönünü son anda değiştiriyordu.

Ancak bu vuruşun tarihindeki en unutulmaz an, bir başka Brezilyalı olan Roberto Carlos’un 1997 yılında Fransa Milli Takımı’na attığı gol olarak kalmıştır. Ayağın dışıyla vurulan top, kalenin birkaç metre sağına doğru giderken barajı geçti, ardından aniden yön değiştirerek köşeye girdi. Fizikte buna Magnus etkisi denir, ama bazen buna sihir demek daha kolaydır. Ayrıca falsolu vuruş adeta bir rekor tekniğidir: günümüzde dünya genelindeki futbol turnuvalarında sık sık maç sonuçlarını değiştirmektedir.

Knuckleball (dönüşsüz vuruş)

Falsolu vuruşun tam tersidir. Bu tekniğin özü, topa neredeyse hiç dönüş vermemekte yatar; bu da topun havada düzensiz ve öngörülemez bir şekilde hareket etmesine neden olur. Terim aslında beyzboldan gelir, futbolda ise bu vuruşu popüler hale getiren isim Brezilyalı Juninho Pernambucano’dur. Topa öyle vururdu ki, kendi ekseni etrafında dönmek yerine havada adeta titrer, uçuşu boyunca üç-dört kez yön değiştirirdi.

Daha sonra bu stil Cristiano Ronaldo’nun da alametifarikası haline geldi. Knuckleball’un en önemli sırrı ise topun tam merkezine, ayağın üstüyle sert bir şekilde vurmak ve temasın hemen ardından ayağı aniden durdurmaktır.

Rabona (Rabona vuruşu)

Oyuncuların bacaklarını çaprazlayarak, vuran ayağı destek bacağının arkasından geçirerek yaptıkları vuruştur. Bu çalım, 1948 yılında Arjantinli Ricardo Infante’nin attığı bir gol sonrası bu ismi almıştır. O dönem gazeteler, İspanyolcadaki “hacer la rabona” ifadesiyle (okulu asmak) kelime oyunu yapmıştır; futbolcu sanki zayıf ayağını kullanmaktan “okul asar gibi kaçınıp” bir numaraya başvurmuştur.

Bu tekniğin en unutulmaz gollerinden biri, Tottenham oyuncusu Erik Lamela’nın Arsenal’e karşı attığı goldür. Böyle yüksek profilli bir maçta bu kadar beklenmedik bir vuruş olması, Lamela’ya daha sonra Puskás Ödülü’nü kazandırmıştır.

Trivela

Trivela, topa ayağın dış kısmıyla vurulan ve topun kaleciden uzaklaşarak kavisli bir yörünge çizmesini sağlayan etkileyici bir vuruştur. İsmini Portekiz’den alır ve bu tekniği dünyaya tanıtan isim Ricardo Quaresma’dır. Bu vuruş, iç ayakla şutun etkisiz kalacağı açılardan kaleye şut çekmeyi mümkün kılar.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu