Futbol

Manchester City suçlamaları doğu Manchester tartışmasını yeniden açtı

Premier Lig, bağımsız bir komisyonun Manchester City‘yi mali kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle 100’den fazla suçlamadan suçlu bulduğunu duyurdu. Agence France-Presse’in (AFP) aktardığına göre kulüp, 2009-2018 arasında gelirlerini yapay biçimde şişirmek ve bildirdiği maliyetleri düşürmekle, toplamda 900 milyon sterlinden (1,2 milyar dolar) fazla tutarla suçlanıyor.

Henüz bir yaptırım açıklanmadı. Kulüp puan silme, para cezası ya da Premier Lig’den ihraç edilme olasılıklarıyla karşı karşıya. Manchester City ise hiçbir yanlış yapmadığını savunuyor.

Suçlamalar, kulübün İngiltere’nin kuzeybatısındaki Manchester kentinin doğu yakasının yeniden canlandırılmasındaki rolüne ilişkin tartışmayı da yeniden alevlendirdi.

Mahallelerdeki değişim

Abu Dabi’li yatırımcıların 2008’de kulübü devralmasından bu yana Etihad Stadyumu ile kent merkezi arasındaki bölge, kentin yeniden doğuşunun simgesi haline geldi. Ancoats ve New Islington gibi mahallelerde kırmızı tuğlalı depolar sanayi geçmişini hatırlatmayı sürdürürken, kullanılmayan pek çok fabrika ve değirmenin yerini apartman blokları, kafeler ve ortak çalışma alanları aldı.

Stadyum yakınında balık ve patates kızartması dükkânı işleten Sailish Parekh, kulüp bölgeye taşınmadan önce yüksek işsizliğin görüldüğü bölgenin “çok yoksun” bir yer olduğunu söyledi. AFP’ye konuşan Parekh, “Burası için sadece bir futbol kulübü olmadı. Dürüst olmak gerekirse biraz da kurtarıcı oldu” dedi.

Ancoats’ta yaşayan 44 yaşındaki yazılım mühendisi Simon Martin, bir taksi şoförünün kendisine, suçun yaygın olduğu dönemde onu almaya çekineceğini anlattığını aktardı. Martin bölgeyi bugün “gerçekten hoş bir topluluk” olarak tanımlıyor; ancak artan kiraların bazı düşük gelirli sakinleri bölgeden çıkardığını belirtiyor.

Belediyeyle ortaklık

Yaşanan değişim, kulübün ve sahibi Abu Dabi United Group’un (ADUG) etkisini yansıtıyor. Birleşik Arap Emirlikleri kraliyet ailesinin üyesi Şeyh Mansur bin Zayid el-Nahyan’ın kontrolündeki grup, belediyeye ait arazilerde uygun koşullarla kiralanan konut ve ticari alanlar da inşa etti.

Ortaklığın merkezinde, ADUG ile kent konseyinin 2014’te birlikte kurduğu emlak şirketi Manchester Life yer alıyor. Şirket şeffaflık ve kâr dağıtımı konusunda eleştirildi; 2024’te Sheffield Üniversitesi’nin bir çalışması, projenin esas olarak ADUG’ye artan arazi değerlerini sabitleme imkânı tanıdığını savundu.

Konsey eleştirileri reddediyor ve 2007-2008 küresel finans krizi sonrasında yatırımcı bulmak zorlaştığında “en iyi genel anlaşmayı” sağladığını belirtiyor. Konseye göre ortaklık yaklaşık 1.500 konut ile 2.800 metrekareye yakın (30.100 fit kare) ticari alan üretti.

Futbolun ekonomik ağırlığı

Greater Manchester Ticaret Odası’nda araştırmadan sorumlu Subrahmaniam Krishnan-Harihara, futbolun kentin belirleyici varlıklarından biri olduğunu söyledi. AFP’ye konuşan Krishnan-Harihara, “Bu bizim Eyfel Kulemiz. Futbol olmasaydı marka değeri bu kadar büyük olmazdı” dedi.

Danışmanlık şirketi EY’ye göre Premier Lig kaynaklı faaliyetler Büyük Manchester genelinde yılda yaklaşık 1,6 milyar sterlin gelir yaratıyor ve her yıl yaklaşık 1,7 milyon denizaşırı ziyaretçi çekiyor. Kulüp yetkilileri ise 2008’den bu yana Etihad Campus bölgesine velodrom ve Co-op Arena konser salonu dahil 700 milyon sterlinden fazla yatırım yaptıklarını söylüyor.

Kemer sıkma ve ‘Manchester modeli’

Huddersfield Üniversitesi’nden profesör Georgina Blakeley, 2007-2008 krizinin etkisine işaret ederek Abu Dabi’li yatırımcıların “kilit” önem taşıdığını belirtti. “Kemer sıkma Manchester gibi kentleri özellikle sert vurdu” dedi.

AFP’ye göre Manchester Life projesi, 2017-2026 arasında Büyük Manchester belediye başkanlığı yapan ve şu anda Birleşik Krallık başbakanı olan Andy Burnham’ın desteklediği “Manchester modeli” olarak bilinen kentsel gelişme stratejisinin bir parçası haline geldi. Burnham kısa süre önce, Emirlik sahiplerinin suçlamalar nedeniyle çekip gitmesi durumunda “gerçekten endişelen”eceğini söyledi. Burnham’ın ofisi ise daha sonra “Hiç kimsenin kuralların üstünde olduğu yönünde bir ima olamaz” açıklamasını yaptı.

Krishnan-Harihara, olası yaptırımların yerel ekonomiye kalıcı zarar vermesini beklemediğini söyledi. “Doğrudan yabancı yatırım havuzu aslında geniş; çünkü yatırım çeken başka ülkeler ve başka sektörler de var” dedi. Parekh de aynı görüşü paylaşıyor ve Manchester’ın artık “iki futbol kulübü”nden “oldukça fazla” bir şey olduğunu savunuyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu