Paris Saint-Germain – Chelsea: Kulüp Dünya Kupası finalinin rövanşı mı?
10 Mart’ta Parc des Princes’ta futbolseverleri, geçen yılın UEFA Champions League ve FIFA Club World Cup şampiyonları arasında gerçekten ateşli bir mücadele bekliyor.
Parisliler, yaz ayındaki turnuvanın ABD finalini hâlâ net bir şekilde hatırlıyor; o maçta Chelsea FC 3-0’lık skorla rahat bir galibiyet elde etmişti. Şimdi Luis Enrique’in ekibi, Şampiyonlar Ligi son 16 turunda, en az o kadar önemli bir karşılaşmada rövanşı alma şansına sahip.
Paris Saint-Germain, baskıyla başa çıkabilecek mi?
Paris ekibi, bu sezon UEFA Champions League’nde eleme maçlarını şimdiden oynadı: Play-off turunda Fransa şampiyonu, başka bir Ligue 1 temsilcisi olan AS Monaco’yu iki maçın toplam skoruyla 5-4 yenerek bir üst tura yükseldi. Monaco karşısındaki galibiyet kolay olmadı, ancak bu tür maç sonuçları oyuncuların sorumluluk duygusunu artırmasına ve kendi oyunlarına odaklanmasına yardımcı oluyor.
İç ligde de PSG baskı altında hissetse de şu anda puan tablosunun zirvesinde yer alıyor. 23 hafta sonunda Parislilerin 54 puanı var, onları takip eden RC Lens ise 52 puanda. Son 5 Ligue 1 maçında başkent ekibi 4 galibiyet aldı, ancak Stade Rennais FC karşısında 3-1 kaybetti; bu mağlubiyet büyük oyun üstünlüğüne rağmen geldi. Bu sonuçlar, PSG’nin formunun yüksek olduğunu gösteriyor ancak aynı zamanda mevcut şampiyonların başarısızlıklara karşı bağışık olmadığını hatırlatıyor.
Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da as oyuncuların durumu. 10 Mart’a kadar Ousmane Dembélé ve Fabián Ruiz’in sahalara dönüp dönmeyeceği henüz net değil; ikisi hâlâ bireysel programlarla çalışıyor.
Chelsea’nin kozları var mı?
Chelsea, turnuvanın ana aşamasında oldukça istikrarlı bir performans sergiledi: 6. sırada, 16 puan, 5 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet. Karşılaştırma yapmak gerekirse, PSG 2 puan daha az alarak 11. sırada tamamladı ve ekstra play-off turu oynamak zorunda kaldı.
İngiliz ekibi, iç ligde Şampiyonlar Ligi bölgesinde yer almak için mücadele ediyor ve şu anda 5. sırada, 4. sıradaki Manchester United’ın 3 puan gerisinde bulunuyor. Ancak Chelsea’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki şansını sorgulatan iki temel durum var:
- Yeni teknik direktörle genel performans dalgalanması: Liam Rosenior yönetiminde Premier Lig’de dört galibiyetle başladı, fakat ardından alt sıralardaki takımlara karşı maçların son bölümlerinde puan kaybetti (Leeds’e 2-2, Burnley’e 1-1).
- Disiplin sorunları: Burnley maçında Fofana’nın kırmızı kart görmesi maçın gidişatını değiştirdi ve bu tek bir örnek değil. Chelsea bu sezon 6 kırmızı kart gördü; PSG gibi yüksek seviyeli bir rakibe karşı oyunculardan birinin eksik kalması pahalıya mal olabilir.
Chelsea’nin büyük kadro sorunları yok: sezonun tamamını kaçıran Levi Colwill dışında, sakatlıkta bulunan Jamie Gittens henüz ilk 11’e giremedi. Şubat ayında Leeds maçında Marc Cucurella sakatlanmış olsa da, Chelsea’nin savunmadaki kilit oyuncusunun Paris maçına yetişmesi olası görünüyor.
Maçtan ne beklemeli?
Bizi muhtemelen heyecanlı ve gerilim dolu bir karşılaşma bekliyor, ancak oyunun mantığını önceden tahmin etmek mümkün. Ev sahibi için ideal senaryo belli: oyunun kontrolünü ele almak ama topa sahip olmayı amaç haline getirmemek. En önemlisi, rakibe arkada boş alan bırakmamak.
Chelsea için kilit noktalar ise sabır ve soğukkanlılık olacak. Savunmada güvenli oynamak ve baskıdan çıkarken tek kaliteli bir atak yapmak, tüm Paris temposunu durdurabilir.
Rakamlar ve maç tahminleri göz önüne alındığında, ilk karşılaşmadan yüksek skorlu bir gol şovu beklemek gerçekçi değil. Paris Saint-Germain, ev sahibi avantajıyla ilk maçta hafif favori olarak görülebilir; ancak Chelsea, Luis Enrique’in takımı karşısında kazanabileceğini daha önce göstermişti.
Hiç şüphe yok: önümüzde gerçekten iki üst düzey takım arasında unutulmaz bir düello var.