NBA Europe Projesi İçin Hedeflenen Tarih Belirlendi

NBA Başkan Yardımcısı Mark Tatum, yaklaşan NBA Finalleri öncesinde gerçekleştirilen basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Organizasyonun küresel genişleme stratejileri ve merakla beklenen NBA Europe projesine dair detaylar paylaşan Tatum, yeni oluşumun planlandığı gibi Ekim 2027 tarihinde basketbolseverlerle buluşması adına çalışmaların tüm hızıyla sürdüğünü belirtti.
Sürecin titizlikle değerlendirildiğini aktaran Mark Tatum, şu ifadeleri kullandı:
“Avrupa’da yeni bir lig oluşturma konusunda son derece önemli ilerlemeler kaydediyoruz. Planladığımız Ekim 2027 lansmanı öncesinde artık son aşamalara geldik. FIBA ile ortaklığımız kapsamında, taraftarlara, kulüplere ve oyunculara önemli faydalar sağlayacağını düşündüğümüz bir model geliştirdik. Bu doğrultuda, görüşmeler yürüttüğümüz kulüplere ve yatırımcı gruplarına nihai tekliflerin bu ayın sonuna kadar teslim edilmesi gerektiğini ilettik. Bunun ardından NBA Yönetim Kurulumuzla süreci değerlendireceğiz ve FIBA da kendi süreçlerini yürütecek. Bu nedenle, kaydedilen ilerlemeden son derece memnunuz.”
Tatum’un toplantıdaki konuşmasından öne çıkan temel başlıklar ve detaylar şu şekildedir:
“Avrupa Basketbolunu İleriye Taşıyacağız”
“FIBA ile ortaklığımız kapsamında, organizasyon formatı, teklif süreci ve yönetişim yapısı gibi konularda önemli ilerlemeler kaydettik. Ligimizin, erişimi genişleteceğine ve Avrupa basketbolunu daha üst seviyeye taşıyacağına inanıyoruz. Burada oluşturmaya çalıştığımız ve oluşturacağımız yapı, taraftarlara, kulüplere ve oyunculara önemli faydalar sağlayacak daha açık ve başarıya dayalı bir sistem. Modelimiz gerçekten de takımları ve uzun vadeli büyümeyi önceliklendirecek şekilde tasarlandı. Avrupa basketboluna, Avrupa basketbolu tarihinde bugüne kadar yapılmamış bir yatırım yapacağız. Buradaki takımlar, ekonomik getirilerin ve yaratılan değerin çok büyük bölümünü alacak. Oluşturulan yapının, tüm paydaşlar için sürdürülebilir büyümeyi destekleyeceğine inanıyoruz.”
“Ekonomik Değerin %90’ı Avrupa’da Kalacak”
“Son iki aydır kulüplerle doğrudan görüşmeler yürütüyoruz. Bu görüşmelerde, söz konusu modelin takımlar ve Avrupa basketbolu için uzun vadeli değer yaratmak amacıyla tasarlandığını ve amacın değer transferi yapmak olmadığını anlatıyoruz. Franchise ücretlerinden elde edilecek yatırımın çok büyük bir kısmı yeniden Avrupa basketboluna yatırım olarak geri dönecek. Dolayısıyla bu paranın ABD’ye aktarılacağı yönündeki iddialar kesinlikle doğru değil. Kulüplerle yürüttüğümüz görüşmelerde, ligin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi için pazarlama alanında yapmayı planladığımız yatırımları da anlatıyoruz. Bu ligi hayata geçirdiğimizde, yalnızca spor dünyasında değil, tüm tüketici markaları arasında da en büyük pazarlama kampanyalarından birini gerçekleştireceğiz.
Operasyonel açıdan bakıldığında, tabii ki başlangıç döneminde bir miktar kayıplar olabilir, olacaktır da. Ama franchise ücretlerinden elde edilen kaynaklar da bu ilk dönem kayıplarının finanse edilmesine yardımcı olacak ve böylece takımlar açısından riski azaltacak. Bu sayede takımların başlangıç aşamasında ilave sermaye koymalarına da gerek kalmayacak. Bu sermayeyi altyapı yatırımları ve Avrupa basketbol ekosistemini geliştirecek programlarının finansmanı da dahil olmak üzere stratejik yatırımlarda kullanacağız. Dolayısıyla paranın büyük bölümünün ABD’ye aktarılacağı yönündeki değerlendirmeler kesinlikle doğru değil. Kaynakların çok büyük bölümü, kabaca ekonomik değerin yüzde 85 ila 90’ı, Avrupa’da kalacaktır.”
“Başarı ve Liyakat Odaklı Bir Sistem”
“Avrupalı kulüplere ve Avrupalı taraftarlara fayda sağlayacak bir sistem inşa ediyoruz. Bu sistem, bugün mevcut olan yapıya kıyasla çok daha fazla başarıya dayalı bir sistem olacak ve kulüplerin ligimize katılabilmeleri için açık bir yol sunacak. Bu da daha fazla şeffaflık, dâhi anlamlı maçlar ve yatırım yapmaya yönelik daha güçlü teşvikler yaratacak; sonuç olarak tüm basketbol ekosistemine fayda sağlayacak. FIBA’ndaki ortağımız olan Basketbol Şampiyonlar Ligi (BCL) bu yapının önemli bir parçası. Örneğin, Ekim 2027’de bir lansman gerçekleştireceğimizi varsayarsak, önümüzdeki BCL sezonunun şampiyonu, ligimiz için katılım hakkı elde edecek. Aslında bu, tüm ekosistemin nasıl uyumlu hale geleceği ve bundan nasıl fayda sağlayacağı açısından son derece önemli bir örnek.”
“EuroLeague İle Anlaşmaya Varamazsak…”
Projenin Avrupa basketbolundaki mevcut organizasyonlarla olan ilişkisine ve gelecekteki alternatif planlara dair süreç şu şekilde özetlenmektedir:
- Ortak Zemin Arayışı: EuroLeague yönetimiyle yapıcı ve koordineli bir sonuca ulaşmak adına aktif diyalog süreci devam etmektedir.
- Alternatif Yol Haritası: EuroLeague ile ortak bir karara varılamaması durumunda, NBA yönetimi FIBA ve mevcut yatırımcı gruplarıyla projelere bağımsız olarak devam etmeye hazırdır.
- Franchise Şartı: EuroLeague bünyesindeki her kulübün yeni ligde kalıcı yer edinebilmesi için resmi teklif sürecine katılması ve franchise hakkı kazanması gerekmektedir.
Mark Tatum, konuyla ilgili olarak son olarak şunları vurguladı:
“EuroLeague ile aktif görüşmelerimizi sürdürüyoruz ve Avrupa basketbol ekosisteminin tamamı için yapıcı, iş birliğine dayalı ve uyumlu bir sonuca ulaşmaya çalışmaya devam ediyoruz. En başından beri tüm tarafların basketbolun çıkarları doğrultusunda ortak bir zeminde buluşması gerektiğine inandığımızı tutarlı bir şekilde ifade ettik. Aynı zamanda gerçekçiyiz de. Eğer bunu başaramazsak, FIBA da dahil olmak üzere ortaklarımız ve yatırımcılarımızla birlikte ilerlemeye hazırız. FIBA’nın desteği ve liderliğiyle, önümüzdeki birkaç hafta içinde EuroLeague yönetimiyle yeniden bir araya gelmeyi planlıyoruz. Ancak tekrar ifade etmem gerekirse; EuroLeague sistemindeki herkesin, hem kulüplerin hem de ligin anladığı üzere, ligimizde kalıcı bir yer edinmenin tek yolu teklif sürecinden geçmek ve yatırım sürecimiz kapsamında kalıcı bir franchise hakkı elde etmek. Bununla birlikte, bir anlaşmaya varamazsak ortaklarımız ve yatırımcılarımızla birlikte ilerlemeye hazırız. Bu elbette ideal bir durum olmaz. Ancak Avrupa basketbolunu büyütmeye ve ona yatırım yapmaya kararlı yeterli sayıda yatırımcımızın bulunduğuna ve FIBA’daki ortaklarımızla birlikte hareket ettiğimize inanıyoruz. Bu nedenle ortaklarımız ve yatırımcılarımızla birlikte ilerlemeye hazır durumdayız.”




