Damokles’in kılıcı altında yaşamaktan yoruldu: Alonso neden Real’den ayrıldı

Ekim ayındaki El Clásico galibiyetinden sonra “Los Blancos”un maç sonuçları pek iç açıcı değildi: 15 maçta 8 galibiyet ve 4 mağlubiyet aldılar. Son mağlubiyet olan, İspanya Süper Kupası finalinde Barcelona’ya karşı alınan yenilgi ise oldukça acı bir şekilde karşılandı. Buna rağmen Xabi Alonso’nun istifası, Real Madrid oyuncuları için bile büyük bir sürpriz oldu.
Teknik direktörler için bir kulüp değil
Madrid’de yaşananları daha iyi anlayabilmek için tarihe biraz daha derinlemesine bakmak gerekir. Real Madrid, Şampiyonlar Ligi ve La Liga’da kazanılan kupa sayısında rekor sahibidir; ancak futbol tarihine geçen tek bir taktiksel devrim ortaya koymamıştır. Daha geçen yüzyılın ortalarından itibaren efsanevi başkan Santiago Bernabéu, kulübü iki temel ilke üzerine inşa etti:
- En iyi oyuncular satın alınır ve bu oyuncuların seyir zevki yüksek bir futbolla kazanması beklenir.
- Teknik direktörün temel görevi, her şeyden önce soyunma odasında rahat ve uyumlu bir ortam yaratmaktır; taktik ise ikinci plandadır.
Alonso’dan önce Real Madrid’i çalıştıran ve oyuna sistemli yaklaşımıyla “iyi anlamda takıntılı” olan son teknik direktör, 2015/2016 sezonundaki Rafael Benítez’ti. Xabi Alonso, kulüpte Benítez’ten yalnızca 45 gün daha fazla kalabildi: 232 gün, 187 güne karşı. Bu rakamlar aslında daha da düşük olabilirdi; ancak Alonso görevine 1 Temmuz 2025’te değil, Haziran ayında, yazın en büyük kulüp turnuvasında başladı.
Kritik an
26 Ekim’de Real Madrid, oyun olarak büyük bir üstünlük kurduğu maçta Barcelona’yı mağlup etti. Böyle bir galibiyetten sonra takımın adeta kanatlanacağı, “Los Blancos”un neredeyse her maçta galibiyetine spor tahminleri yapılacağı düşünülüyordu. Ancak tam da o andan itibaren La Liga’da Barcelona’ya karşı sahip olunan 5 puanlık avantaj, Real için 4 puanlık bir geriye düşüşe dönüştü.
O El Clásico’nun 72. dakikası… Vinícius, oyundan alındığı için kamuoyu önünde adeta bir öfke patlaması yaşadı. Büyük ihtimalle Alonso’nun Real Madrid’deki sonunun başlangıcı tam da bu andı. Daha sonra teknik direktörün Jude Bellingham ve Fede Valverde ile yaşadığı bir çatışmaya dair bilgiler ortaya çıktı; Brezilyalı oyuncu grubunun da bu anlaşmazlıkta Vinícius’un tarafını tutmuş olması muhtemeldir.
Florentino Pérez’in dualizmi
Pérez, uzun zamandır Alonso’yu “Los Blancos”un teknik direktörü olarak görüyordu. Florentino, Xabi’yi futbolcu olarak çok iyi tanıyordu; Alonso, “Santiago Bernabéu”da 5 sezon geçirmişti. Ancak aynı zamanda Basklı çalıştırıcının sistemli bir yaklaşıma sahip bir teknik direktör olduğunu ve onun takımında yıldızların bile pres yaparak çok çalışmak zorunda kaldığını da biliyor olmalıydı. Real Madrid oyuncularının sevdiği özgürlük ve doğaçlamaya, bu futbol anlayışında neredeyse hiç yer kalmıyordu.
Göreve gelişinden birkaç ay sonra, Alonso’ya duyulan güvenin aslında sanıldığı kadar büyük olmadığı, hatta belki de hiç olmadığı ortaya çıktı. Pérez, Vinícius’un olaylı davranışından sonra Xabi’ye destek vermedi. Ardından Alonso’nun, Florentino’nun yıllardır kadroya katmak istediği bir oyuncu olan Mbappé ile de sorun yaşadığı anlaşıldı. Böylece başa dönmüş oluyoruz: Real Madrid’de futbolcular, teknik direktörden çok daha önemlidir.
Kendin olarak kalmak
Real Madrid’den kendi isteğiyle ayrılmak mı? Böyle bir şey olur mu? Olur; çünkü istifanın mimarı bizzat Alonso’ydu. Xabi’nin ayrılığı, teknik direktör ile oyuncular arasındaki ilişkilerin düzeldiğine dair haberlerin çıktığı bir dönemde gerçekleşti. Ancak bu, yalnızca görünürde bir yumuşamaydı. Alonso, takıma boyun eğmek ve yıldız oyunculara sahada istedikleri özgürlüğü vermek zorunda kaldı. Fakat bu, kendi ilkelerinden ve futbol anlayışından vazgeçmesi anlamına geliyordu.
Alonso bir süre düşündü ve sonunda şu kararı verdi: Real Madrid uğruna bile olsa, kendimi kaybetmek istemiyorum.




